3 Haziran 2013 Pazartesi

Çok mutluyum!

 
 
Ben çok mutluyum.
Nihayet Türk insanı da tepki gösteriyor ya.
Yıllardır süren koyunluk dönemimiz nihayet bitti ya.
İnsanlar tepkisini gösterdikçe, seçimle başa geldiği halde tek hayali diktatörlük olanın gerçek yüzü daha çok ortaya çıkıyor ya.
Artık en ateşli savunucuları bile savunacak bir yanını bulamıyor ya.
Çok mutluyum.
Gerçekten.

Evet, insanlar yaralanıyor, hastanelik oluyor, ölüyor.
Evet, bizi koruması gereken polis bizim düşmanımız haline geldi.
Evet, medyanın "satılmış"lığı alenen ortaya serildi ve biz onlara bir daha asla güvenemeyeceğiz.
Evet, tüm olanlar, milyonlarca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının "çapulcu" olarak nitelenmesinden başka  karşılık görmüyor.
Ve evet, her şeye rağmen hala bazı insanlar, beyinlerini kullanma yeteneğini yitirmiş bazı insanlar, körü körüne AKP'yi savunuyor.
 Ama ben yine de mutluyum.


En dibe vurmadan yukarı çıkılmaz.
En dibe varıncaya kadar devam.

14 yorum:

  1. En dibe varırken ya ölen bizden bri olursa, maazallah ailemizden biri, maazallah çocuklarımız gene de devam edelim mi?

    Bence hayırlı bir barışı dilemeli. Gerçek demokrasiyi..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En dibe vurmaktan kastım pes etmemek, korkup geri çekilmemek, eskisi gibi meydanı onlara boş bırakmamak, sesimizi çıkarmaya devam etmek. Tabii ki burda bu dava için bizden veya başkasından bir insan ölsün, sakatlansın demek istemiyorum. Elbette hayırlı bir çözüm benim ve herkesin isteği. Ama madem başlandı sonuç alana kadar vazgeçmemeli.

      Sil
  2. İşte ben de sizin yazdığınız bu yazıları okuduğumda çok mutlu oluyorum. Harikasınız, yeni nesil harika. Üzerine eklenecek hiçbir şey bırakmadan yazmışsın canım.

    Uyuyanlar da uyanacak, bizim elimizden tutacak.
    Helal olsun bu gençliğe..
    Sevgilerimle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anahtar kelime "uyanmak" di mi :)

      Sil
    2. Aynen öyle "uyanmak" çünkü derin bir uykudaydık, büyülenmiş gibi..

      Övünç duyuyorum ve aynen devam diyorum..
      :)

      Sil
  3. Seni,beni,milyonlarcasını açtıranlara, inancımıza müdahale edenlere bile bu şekliyle tepki vermedik çünkü bize yakışan bu değil.bir gemide dokuz câni bir masum varsa o gemi batırılmaz.çünkü bu da başka bir diktatörlük.kimse kimseye zarar vermeden kırmadan,incitmeden tepkisini(seçimde) göstersin. demokratik olan bu değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kimse kimseye zarar vermesin, incitmesin tabii ki. Bunun tersini istemek diye bir şey mümkün olabilir mi? Ama insanlar kendilerine dayatılanlardan rahatsızsa neden seçime kadar beklesin ki? Seçime kadar yönetenler dilediği gibi at mı oynatsın? Normal mi bu? Dünyanın tüm medeni ülkelerinde eylemler, gösteriler, protestolar yapılır. Bu gayet doğaldır. Bizde neden bu kadar korkuluyor, bunu anlayamıyorum. Yeniçeriler zamanındaki gibi kelle falan alma derdinde değil ki kimse. İnsanlar bazı şeylerden rahatsızsa bu rahatsızlıklarını tabii ki gösterecekler. Keşke biz de gösterseydik zamanında tepkimizi, her şey bambaşka olurdu belki. Sesimizi çıkarmadık, emredileni yerine getirdik de iyi mi oldu? Amaç gemiyi batırmak değil, gemiyi kurtarmak. Bir tek kişinin astığım astık kestiğim kestik tavırlarıyla yönetilen bir ülkeden hayır gelmez. Benim bildiğim ve düşündüğüm bu.

      Sil
  4. Merhaba Özlem,
    Öyle rastlantı eseri geldim ki bu sayfaya, sen olduğunu anladığımda da selam etmeden geçmek istemedim.
    Kendimi tanıtma kısmını sevmiyorum ama artık hatırladığın kadar: Anadolu Lisesinden mine.
    Yazılar, güzel oglun ve sen nöbetçi, şiddetli grip ve bezgin olduğum şu Pazar gününde çok iyi geldiniz bana.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Minecim, ne kadar mutlu oldum bilemezsin. Vay be kaç yıl oldu birbirimizi görmeyeli. Bana mail adresini yazabilir misin? Çok merak ediyorum nerdesin, neler yapıyorsun.

      Sil
    2. minecu2002@yahoo.com
      Görüşelim:)

      Sil
  5. Bir söz vardır, "iktidar sahibi olanlar için suç, hep başkasının işlediği bir şeydir," diye. Bu yapılmaya çalışıyor şu anda, çirkin suçlamalarla. Yazık. Oysa insanların neden böyle bir isyana gerek duydukları düşünülmeli. İsyan "her şeye ben karar veririm" anlayışına. Her itiraz edene bir isim, bir kulp takıp onu küçümseyen anlayışa.
    Umarım insanların, herhangi bir liderin peşine sorgusuz sualsiz takılmaktansa bağımsız düşünebilen bireyler olmaları yolunda güzel bir adım olur bu tartışmalar.
    Sevgiler.
    Alkım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar kısa ve öz anlatmışsın meseleyi Alkım, umarım insanlar oy verdiklerimizi sadece ve sadece bu ülkeyi doğru düzgün yönetsin diye seçtiğimizi, eğer yönetemiyorsa ona bir padişaha kul köle olunduğu gibi kul köle olmamız gerekmediğini, sonuçta babamızın oğlu olmadığını, yapamıyorsa yapamadığının söylenebileceğini ve medeni bir şekilde yapıldığı müddetçe de tepki vermenin gayet normal bir durum olduğunu düşünüp anlarlar.

      Sil
  6. Z.D.
    1 Haziran Cumartesi sabahı arkadaşlarıyla Adalar'a gidiyor. Yanında 6 aylık bebeği var.
    Akşam vapuruyla Adalar'dan döndükten sonra, Kabataş İskelesi'nden kocasını arıyor.
    Eşi, Kabataş İskelesi'nin karşısına geçip beklemesini, almaya geldiğini söylüyor.
    Kabataş İskelesi'nin karşısına geçerken bir grup eylemciyi görüyor.
    Bunların Gezi eylemcileri olduğunu fark ediyor, hatta çevre ve ağaç eylemi yaptıkları için de en ufak bir rahatsızlık hissetmiyor.
    Ama ne oluyorsa o sırada oluyor.
    Grubun içinden birkaç kadın, 'Tayyip'in?' diyerek önce sataşmaya daha sonra saldırmaya başlıyorlar.
    'Ne geldiyse bundan geldi' diyerek başörtüsünü çekiyorlar, genç anneyi tekmeleye başlıyorlar. Bu sırada grubun içinden bazı erkekler de vurmaya başlıyor.
    Olay yerindeki bir adam müdahale edip, genç anneyi kurtarmaya çalışıyor. Onu da dövüyorlar. Bebek arabasını parçalıyorlar, genç anneyi tekmeliyorlar.
    Bu arada, 'Bu sefer devrim yapıyoruz, sen de gideceksin Tayyip de gidecek' diye bağıranlar, 'Tayyip'i asacağız' diye öfke nöbetine tutulanlar var.
    Durun daha bitmedi.
    İğrenç olanı daha sonra sergileniyor?
    Kimse şuraya buraya çekmeye çalışmasın.
    Bu olay yargıya intikal etti.
    Vücudu mosmor?
    Z.D. hastaneden rapor aldı.
    Panik atak geçiren genç anne, haberleri izleyemiyor, evden dışarı çıkamıyor.
    Olayların ortasında kalan ve ayağı tırmık izleri taşıyan bebek ise o günden sonra sütten kesildi.(alıntı)
    Bu olay sadece bir örnek..işin içinde başka ülkelerin olması,CNN'in kesintisiz sekiz saat yayın yapması,Taksim'de molotoflu eylrmcilerin olması bu protestoların bu kadar masum olmadığını gösteriyor ve maalesef arada kalan ezilen,yaralanan,ölen insanlar da oluyor.Biz tepkilerimizi bu şekilde vermiyoruz çünkü büyük(ler)imizden öyle öğrendik.o zamanda da bu şekilde tepki vermedik(ki istesek verebilirdik),çünkü bu ancak ülkemize ve bize zarar verir.farklılıkların güzelliğini keşfettiğimizde gerçek özgürlük başlayacak.yoksa geçmişte de bu ülke sağ-sol,Türk-Kürt...diye bölünmeye çalışıldı.çevremizdeki birçok ülkede(mısır,suriye...)de yapılmaya çalışılıyor.önemli olan buna izin vermemek yoksa başta kim var meselesi değil.Alim bir zat'ın tabiriyle en kötü devlet bile devletsizlikten iyidir.bir sorun varsa bu demokratik yollarla halledilmeye çalışılmalı.bu şekilde kırarak dökerek değil...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu bahsettikleriniz korkunç şeyler. Kim düşüncesinde ne kadar haklı olursa olsun masum birine ve dahi masum olmayan birine bunları yapma hakkına sahip değildir. Evet bu eylemler esnasında buna benzer tatsız, can acıtıcı durumlar oldu ve oluyor ne yazık ki. Ve evet, bu eylemleri fırsat bilip birileri nemalanma derdine düştü ne yazık ki. Her zaman bir yerde bir çatlak varsa o çatlaktan sızmaya çalışan bir takım şerefsiz fırsatçılar da olur. Bunların olmadığını söylemek safdilliktir. Ama bunların yanında ben ve benim gibi vatanını çok çok seven, dini, milli değerlerine sımsıkı bağlı yığınlarla insan da var. Ancak bu değerlere sahip olmamız, bizi yönetmek için bizler tarafından seçilmiş insana da gözü kapalı bağlı olmamız anlamına gelmiyor. Şöyle anlatayım, ben annemi, babamı çok sever, çok değer veririm. Onların varlığı her şeyden kıymetlidir yanımda ama benim için bu kadar değerli olan annem bababm bile beni aşağılar, beni bu yaşımda tahakküm altına almaya çalışırlarsa bir saygısızlık yapmasam bile içten içe isyan ederim. Ki benim 8 yaşındaki oğlum bile kendisine insan olarak saygı duyulmasını bekliyor, kendisine zorla bir şeylerin dayatılmasından rahatsızlık duyuyor. İşte durum aynen böyle. Ve üstelik o seçilmiş insanlar benim anam değil babam değil. Ne yaparlarsa yapsınlar onlara sonuna kadar biat etme gibi bir durumda da değilim. Yanlış yaptıklarını düşünüyorsam bunu dile getirir, seçimde de oyumu ona göre kullanırım. Tepkimi dile getirirken başka insanları incitmeyi ve suçlamayı da asla aklıma getirmem. Ve emin olun o ortalığı yakıp yıkan ahlaksızlar var ama benim gibi düşünen yüzbinlerce insan da var.Ve hiç birimizin niyeti kesinlikle yakmak, yıkmak, zarar vermek değil aksine daha iyiye daha güzele varmaya çalışmak. Devletsiz kalmayalım, daha demokratik bir devlet olalım diye bütün bunlar.

      Bir de şunu söylemek istiyorum, insanların ilk eylem yaptığı günden itibaren polis karşısında terörist varmış gibi tepki göstermese işler bu kadar çıkmaza girer miydi? Elinizi vicdanınıza koyun düşünün. Üstelik gerçek teröristler nerdeyse baş tacı edilirken...

      Sil

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails