6 Şubat 2010 Cumartesi

ÇİRRRKİİİİNN !!! :))








Haşiye : Fotolar Deniz'in objektifinden.Anne babadan gizlice gerçekleştirilmiştir.

5 Şubat 2010 Cuma

SICACIK


Çok güzel bir şey oldu bugün
Ne zamandır hasret duyduğum
Nasıl ısıttı sırtımı ve kalbimi :)

4 Şubat 2010 Perşembe

ŞEYTAN AYRINTIDA GİZLİDİR

Okuduğum ilk Ahmet Ümit kitabı.

Bu yazarın niye bu kadar beğenildiğini anlayamadım.

Tamam kitap akıcı,hızla okunup bitiriliyor ama çok basit.Polisiye ama çok zekice,şaşırtıcı kurmacalar yok.Hele son dönemlerin çoksatan yabancı polisiyelerinden sonra bu kitap ortaokul düzeyinde gibi geliyor.

Elimde Ahmet Ümit'in iki kitabı daha var.Umarım onlar bu fikirlerimi olumlu yönde değiştirir.



Haşiye:Burası da gittikçe kitap bloguna dönüşmeye başladı,di mi?

3 Şubat 2010 Çarşamba

DOLSUN BARDAKLAR













Dün gece Sibel'lerdeydik.Bülent'ten pek emin değilim ama ben ve Deniz çok keyif aldık.Orda gördüklerimse beni ayrıca heyecanlandırdı.Meğer Tübitak Yayınları'nın daha benim bilmediğim bir sürü kitabı varmış ve Sibel onları bulmuuş.
Bizde sadece Doktorda,Hastanede,Diş Hekiminde ve Yavru Köpek kitapları var.Onlardaki yazım dilinin ve çizimlerin hayranıyım.Ancak kitapların arkasında sadece bu dört kitabın resmi olduğundan ve başka hiç bir yerde de karşılaşmadığımdan ben serinin hepsi o kadar zannediyordum.Hatta bu kadar güzel kitapların nasıl olur da devamını getirmezler diye hayıflanıyordum.Artık üzülmeme gerek kalmadı.
Yalnız kitapların varlığını bilmek hemen alınabileceği anlamına gelmiyor tabii ki.Maraş'taki kitapçılarda yok çünkü.İnternette baktım,Kipitap dışında hiç bir yerde satışı yok.Kipitap'ta da tüm kitaplar yok.Neyse ki bir isteme adresi buldum,herhalde bu sorunu da ordan çözebileceğiz.



Bugün hep evdeydik.Ömel konuğumuzdu.Yani Deniz bizim yüzümüze bile bakmadı.Bize de sakin günümüzde ayağımızı uzatıp aylaklık yapmak kaldı.Gün manzaraları:



Öğleden önce


Öğleden sonra



Akşamüstü

2 Şubat 2010 Salı

YAŞASIN,NURTOPU GİBİ BİR SÜRÜ OYUNUMUZ OLDU

Deniz'in oyuna düşkünlüğü malum.Eh,adı üstünde,o bir oyun çocuğu.

Günlerimiz gecelerimiz sürekli oyunla geçince ne oluyor?
Tabii ki zamanla hep aynı oyunları oynamak kabak tadı veriyor,yeni arayışlara giriliyor.Türk eğitim sisteminde yetişmiş anne babalar olarak bizdeki hayalgücü de bir yere kadar.Yetmiyoruz yani.Hele okulun da olmadığı bu 10 günde sıfırı tükettik.

Neyse ki imdada şu kitap yetişti.Aşağı yukarı Deniz 2 yaşındayken almıştım ben bu kitabı.O yaş grubu için oynayacak pek fazla oyun bulamamıştım kitapta ve kitaplığa kaldırmıştım.Dün gece gözüme çarptı kendileri.Açtık,baktık.Birkaç oyunu o sırada oynadık,çok eğlendik.Bir çoğuna da mim koyduk.Böylece oyun kabızlığımız tedavi edildi

Ey kurtarıcı rehber,nerelerdeydin bunca zamandır?


Haşiye:Kitaptan esinlenerek yaptığımız "kürdanlarla resim" fotoğraflanıp buraya konmak için boyanmayı bekliyor.Çok güzel oldu.Nasıl kendi kendime düşünemedim ki ben bu fikri?

BUGÜN

İşbu Deniz'le babasının sabah hallerini gösterir fotoğraftır:





Her ikisi de büyük bir ciddiyet ve tam bir sanatçı edasıyla patates baskısı yapmaktalar.

Bunlar da öğleden sonra görüntüleri:





Öğleden sonra bir arkadaşımın yeni bebeğini görmeye gittik.Deniz'le ikimizin içindeki bebek arzusunu depreştirdi küçük hanım.(Aslında bebeğe ne hacet,bu arzu son günlerde hiç gitmiyor ki.)

Birazdan Bülent gelince de Sibel'lere gideceğiz.Sömestr başında bir sürü yere gitme hayalleri kurup,soğuklardan dolayı cesaret edememiştik.Belki de böylesi daha iyi oldu.Ne zamandır görüşmeyi ertelediğimiz o kadar insan vardı ki,hiç değilse bu 15 günde onlarla biraraya gelip hem keyif alıyor hem vicdanımızı rahatlatıyoruz.

1 Şubat 2010 Pazartesi

VARAN BİİİR

Uzun zamandır almam gereken misafirler var.Ben de evde olduğum bu günleri fırsat bilip en azından bir kısmını aradan çıkarayım diye düşünüyorum.Dün gece birinci misafir ağırlama törenimizi yaptık.Yemekli ve kalabalık bir misafir olduğundan son bir kaç gündür üzerimde büyük bir stres oluşmuştu.Dün gece herkes gittikten sonra stres yerini rahatlamaya bıraktı.Her şey gayet güzeldi ve ben her büyük misafirden sonra olduğu gibi kendi kendime bu kadar strese girecek ne varmış,bak oldu bitti bile dedim.

Bu arada en büyük keyif Deniz'inkiydi tabii.Hatta kendisi dün gecenin,bu tatilin en güzel kısmı olduğu görüşünde.O kadar çocukla çılgınca ortalığı dağıtıp,istediği her oyunu oynayabildiğinde keyifli oluyor yavrucak!!





LinkWithin

Related Posts with Thumbnails