4 Ekim 2010 Pazartesi

Küçücük şeyler

Hala keyfim yok.Olumsuz düşünme,olumsuz düşünme diye çok telkin veriyorum kendime ama yok arkadaş,geldi mi her şey üstüste geliyor sanki.Bir de Bülent'le tartıştık yok yere.Hiç televizyon izlemeyen ben o gün -evdekilerin zevkine uymayan-bir filmi izlemek istedim.Bülent de şimdi bunu mu izleyeceğiz diye biraz şikayetlenir gibi olunca zaten günlerdir gergin olan sinirlerim iyice boşandı.Aylar var ki televizyonun kumandasını elime almıyorum,hiç mi hakkım yok sadece kendi istediğim bir şeyi yapmaya diye söylenmeye başladım.Tamam gel izle diye arkamdan epey bir seslendi ama ben çoktan küsmüş vaziyette yatak odasını bulmuştum.Şimdi küs değiliz ama ufak bir dil sürtüşmesi bile keyif kaçırıyor işte günlerce.Geçer mi?Of çabuk geçsin,lütfen.

Geçen hafta yurtta ilk nöbetimi tuttum.Belletmen deniyor yurtta çocukların başında duran kişiye.Bir belletmenliğim eksikti,o da oldu.Bugün ikinciyi tutacağım.Ne zaman bitecek bu çile?

Hep kötü,hep kötü yazdıklarım,biliyorum.Ama bu arada harika bir blog buldum,tam sevdiğim tarzda.Hafta sonu fırsat buldukça okudum.İsmi Küçücük şeyler.Böyle bir hafta sonunda bana çok iyi geldi.Blog sahibinin bir de Nezleli karga isimli blogu var.O da güzel ama birincisi favorim.

Yazdığım sıkıntılara dönüp baktım da hepsi de amma küçücük şeyler değil mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails